Kapuska Yemeğine Kimyon Konur mu? Baharatın Ötesinde Bir Toplumsal Hikâye Bazen en basit mutfak soruları, aslında en derin toplumsal tartışmaların kapısını aralar. “Kapuska yemeğine kimyon konur mu?” da işte bu türden bir sorudur. Yalnızca bir baharat tercihini değil, gelenekle yenilik arasındaki gerilimi, kimliğin mutfaktaki ifadesini ve hatta toplumsal rollerin nasıl şekillendiğini yansıtır. Bugün bu soruya yalnızca “Evet” ya da “Hayır” demekle yetinmeyeceğiz; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve adalet merceğinden geçerek birlikte düşüneceğiz. Baharat Tercihinden Toplumsal Mesaja Kimyon, Türk mutfağında güçlü, karakterli ve tartışmalı bir baharattır. Seveni çok sever, sevmeyeni kaşık ucuyla bile dokunmaz. Kapuska gibi sade ve mütevazı bir yemeğe kimyon…
12 YorumEtiket: bir
Hangi Bitki Çayı Sakinleştirir? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Yolculuk Hayatın temposu çoğu zaman nefes almaya bile izin vermiyor. Yoğun iş temposu, şehir gürültüsü, ilişkilerdeki karmaşa… Böyle anlarda elimizi uzattığımız ilk şeylerden biri bir fincan bitki çayı oluyor. Peki ama “hangi bitki çayı sakinleştirir?” sorusunun cevabı, gerçekten sadece birkaç demleme önerisinden mi ibaret? Yoksa bu soruya verilen yanıt, bakış açımıza göre değişir mi? Gelin bu konuya birlikte farklı yönlerden bakalım ve belki de fincanımızda dönen o sıcak suya biraz daha anlam katalım. — Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Yaklaşımı: Bilim Ne Diyor? Erkeklerin çoğu, konulara yaklaşırken daha analitik, daha ölçülebilir…
20 YorumGofre Kumaş Ne Demek? Parlak Etiketlerin Ardındaki Gerçek İddialı bir yerden gireyim: “Gofre kumaş” çoğu zaman bir kumaş türü değil, güzel paketlenmiş bir pazarlama etiketi. Evet, kulağa sert geliyor. Ama tam da bu yüzden konuşmamız gerekiyor. Mağaza etiketlerinde “gofre” diye satılan şeyin, liften (pamuk, polyester, viskon vb.) çok, yüzey efekti olduğunu çoğu zaman görmezden geliyoruz. Peki gofre gerçekten ne, ne değil? Hangi durumda kalıcı, hangi durumda ilk yıkamada kaybolan bir hayal? Gelin, teknik ama anlaşılır bir dille masaya yatıralım. Önce Tanım: “Gofre” Bir Lif Değil, Bir Yüzey İşlemi Gofre (ya da “gofre baskı”), kumaş yüzeyinde kabartılı, dalgalı ya da petekli…
10 YorumHırçınlık Ne Demek TDK? Öğrenmenin Işığında Duygusal Dalgalanmaları Anlamak Öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değildir; aynı zamanda insanın kendi iç dünyasını, duygularını ve davranışlarını tanıma sürecidir. Bir eğitimci olarak her öğrencide farklı bir duygu dalgasına, bazen coşkuya, bazen de öfkeye tanıklık ederiz. Hırçınlık, bu duygusal evrenin dikkatle okunması gereken yönlerinden biridir. Çünkü her hırçınlık, öğrenme yolculuğunda bir direnç noktası taşıyabilir. TDK’ya Göre Hırçınlık: Duygunun Dilsel Karşılığı Türk Dil Kurumu (TDK) hırçınlık kelimesini, “sert, geçimsiz, kolay sinirlenen veya öfkelenen olma durumu” şeklinde tanımlar. Bu tanım, davranışsal bir dışavuruma işaret eder; ama eğitim dünyasında bu kavramın ardında çok daha derin psikolojik ve toplumsal…
8 YorumHidrolik Silindir Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Merak etmek, insanın doğasında vardır. İnsan zihni, etrafındaki her şeyi analiz etme, anlama ve çözme eğilimindedir. Bu süreç bazen bir makineyi anlamaktan çok, insan davranışlarını çözümlemeye kadar uzanır. Bir psikolog olarak, insanın içsel dünyasındaki hareketleri, mekanizmaları ve etkileşimleri incelediğimde, bununla benzer bir işlem gerçekleştirdiğimi fark ediyorum. Tıpkı bir hidrolik silindirin, basınç ve kuvvetle hareket etmesi gibi, bizler de içsel baskılar ve dışsal etkileşimlerle hareket ederiz. Peki, tam olarak bir hidrolik silindir nedir ve insan psikolojisiyle ne kadar benzerlik taşır? Gelin, bu soruya psikolojik bir mercekten bakalım. Hidrolik Silindirin Mekanizması Hidrolik silindir, sıvı basıncını…
20 YorumHidroksil Asit Mi? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Kimyaya Bakış Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Kimya ve Eğitimin Buluşma Noktasında Bir eğitimci olarak, her yeni bilgiyi öğretirken, öğrencilerin bir konuyu anlamak için nasıl bir yolculuğa çıktığını görmek beni her zaman heyecanlandırır. Öğrenme sadece bilgiyi edinmek değil, aynı zamanda bu bilgiyi hayata geçirebilmek ve onu farklı bağlamlarda kullanabilmektir. İşte bu yüzden her sorunun peşinden gitmek, her terimi doğru anlamak, öğrenme sürecinde kritik bir adım olarak kabul edilir. Kimya gibi bilimlerde doğru terminolojiye sahip olmak da, tıpkı dil öğrenimindeki gibi, çok önemli bir rol oynar. Bugün ele alacağımız “Hidroksil Asit mi?” sorusu da aslında bir kavramın,…
12 YorumHep Yek Kaç Saat Sürüyor? Bir Siyaset Bilimcinin Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Yorumu Giriş: Güç İlişkilerinin Sinemadaki Yansıması Bir siyaset bilimci olarak sinemayı yalnızca bir eğlence aracı değil, aynı zamanda iktidarın estetik biçimde temsil edildiği bir alan olarak görürüm. “Hep Yek” filmi de bu açıdan ilgi çekici bir örnektir. Yüzeyde bir aksiyon-komedi gibi görünen bu yapım, derinlemesine incelendiğinde güç ilişkileri, erkeklik kurgusu ve toplumsal hiyerarşi hakkında düşündürücü bir tablo çizer. Soru basit gibi görünür: Hep Yek kaç saat sürüyor? Ortalama 1 saat 47 dakikalık bir film… Ancak aslında o süre, bir toplumun güçle olan ilişkisini seyirciye aynalayan bir…
14 YorumHelicoil Kim Yapar? Güç, Teknoloji ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyasal Bir Okuma Bir siyaset bilimci için her üretim faaliyeti, yalnızca teknik bir süreç değil aynı zamanda iktidarın somutlaşmış hâlidir. En küçük vida deliğine yerleştirilen bir Helicoil bile, bu anlamda bir teknik nesne olmaktan fazlasını temsil eder. Kimin ürettiği, kimin denetlediği ve kimin faydalandığı soruları, üretim zincirinin ötesine geçip modern iktidarın anatomisini açığa çıkarır. Peki, Helicoil kim yapar? Bu basit gibi görünen soru, aslında güç ilişkilerinin, cinsiyet rollerinin ve ideolojik çerçevelerin kesişiminde derin bir politik meseleye dönüşür. Teknolojik Üretimin Görünmeyen İktidarı Helicoil üretimi, teknik olarak hassasiyet, mühendislik bilgisi ve uluslararası standardizasyon…
12 YorumHelezon Yayı Olmazsa Ne Olur? Güç, Toplum ve Denge Üzerine Bir Siyasal Analiz Bir siyaset bilimci olarak her zaman şu soruyu sorarım: Toplumlar, gerilim olmadan nasıl dönüşür? Bir mekanizmanın hareketini sağlayan helezon yayı, yalnızca fiziksel bir parça değildir; aynı zamanda siyasal düzenin de metaforudur. Çünkü her düzen, belirli bir gerilime ihtiyaç duyar. Peki, helezon yayı olmazsa ne olur? Eğer bir sistemin dinamiklerini ayakta tutan bu sembolik yay ortadan kalkarsa, toplumda denge nasıl sağlanır? Bu sorunun yanıtı, iktidarın doğasından vatandaşlığın anlamına kadar uzanan derin bir tartışmayı içerir. Helezon Yayı: Siyasetin Görünmeyen Dinamiği Helezon yayı, bir sistemin hem hareketini hem de dengesini…
14 YorumBazı sorular vardır ki, sadece tarihî bir bilgi olmaktan öteye geçer. Onları anlamak, bir dönemin ruhunu, insan ilişkilerinin karmaşık dokusunu ve devletlerin kaderini şekillendiren kararların ardındaki duyguları çözmek anlamına gelir. “Osmanlı neden Fransa’ya kapitülasyon verdi?” sorusu da tam olarak böyle bir sorudur. Gelin, sizi o karara götüren yola bir hikâye eşliğinde çıkarayım… Bir İmparatorluğun Dönüm Noktası: Osmanlı ve Fransa’nın Kesişen Yolları Hikâyenin Başlangıcı: İstanbul’da Bir Gece Yıl 1535… İstanbul’un saray avlusu, gecenin sessizliğinde bile devletin büyük kararlarının ağırlığıyla yankılanıyordu. Kanuni Sultan Süleyman, devrinin en güçlü hükümdarı olarak yalnızca ordularla değil, diplomasiyle de dünyayı şekillendiren bir liderdi. Ancak karşısında şimdi yeni…
10 Yorum