Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012? Sorusunun İzmir sokaklarında yarattığı varoluşsal kriz
Tanriverdimobilya’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda merak ettiğiniz “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012” konusunu sizin için araştırdık.
İzmir’de 25 yaşında biri olarak şunu net söyleyebilirim: bazı sorular vardır, cevabı aslında önemli değildir ama tartışması insan ömrünü uzatır. “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?” tam olarak böyle bir soru. Bir kahve masasına oturt, yanında çekirdek, iki tost, bir de kötü yapılmış çay varsa; o soru açıldı mı gece sabaha döner.
Benim arkadaş grubunda bu konu açıldığında genelde iki şey olur: ya biri çok ciddi bir ses tonuyla “Messi tabii ki” der ve ortamı bilimsel makale seviyesine taşır, ya da biri sırf ortam ısınsın diye “Abi bana göre Sneijder” deyip kaçar. Kaçış önemlidir, çünkü Sneijder diyen kişi genelde o gün tartışmadan sağ çıkmak istemiyordur.
2012 yılı: Futbolun Marvel evreni gibi
2012 yılına dönünce insanın aklı karışıyor. Sanki futbol dünyası aynı anda üç paralel evrende oynanıyordu. Bir tarafta Lionel Messi her topa dokunduğunda “bu normal değil” dedirten bir seviye, diğer tarafta Cristiano Ronaldo’nun “ben de buradayım ve aslında burası benim sahnem” tavrı, bir köşede de Andrés Iniesta’nın sessizce oyunu çözmesi.
İzmir’de bir kafede otururken bunu tartıştığımızda arkadaşım Baran şöyle demişti:
— “Bak olaya romantik bakmayın. 2012’de Messi uzaylıydı.”
Ben de otomatik olarak savunmaya geçtim:
— “Tamam da Ronaldo da insan üstüydü o zaman.”
Garson araya girdi:
— “Abi tostlara ketçap mayonez?”
İşte futbol tartışmalarının kaderi budur. İnsanlık büyük sorular sorar, hayat küçük detaylarla devam eder.
“Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?” sorusunun sosyal etkisi
Bu soru aslında sadece futbol sorusu değil. Arkadaş gruplarında statü belirler. Kim Messi der, kim Ronaldo der, kim de “ben futbol izlemiyorum ama Iniesta daha futbolcu” diyerek entelektüel kaçış yapar.
Bir gün sahilde yürürken iki kişi tartışıyordu:
— “Messi 2012’de 91 gol attı ya, daha ne konuşuyorsun?”
— “Tamam da Ronaldo büyük maç adamı.”
Ben iç sesimle şunu düşündüm: “İkiniz de haklısınız ve bu yüzden kavga etmemeniz gerekiyor ama etmeyeceksiniz.”
Çünkü “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?” sorusu mantıkla değil, kalple çözülüyor. Ve kalp dediğin şey İzmir sıcağında bazen yanlış karar veriyor.
Messi faktörü: 2012’de oyun değil sanat
Messi 2012 yılında sahaya çıktığında bazı insanlar futbol izlediğini sanıyordu, aslında belgesel izliyorlardı. Topla ilişkisi o kadar doğal görünüyordu ki, insan “bu çocuk topu mı icat etti acaba?” diye düşünüyordu.
Arkadaş ortamında Messi savunucuları genelde şöyle bir profil çizer:
— Sessiz başlarlar
— Sonra bir video açarlar
— “Bak şuraya dikkat et” derler
— Ve ortam susar
O an herkes bilir ki tartışma bitmiştir ama kimse bunu kabul etmek istemez.
Ben bir keresinde çok iddialı şekilde “Ronaldo daha komple oyuncu” dedim. Arkadaşım Mert sadece telefonunu çıkarıp 2012 Messi özetini açtı. 3 dakika sonra ben de sustum ama gururumdan değil, izlediğim şeyin açıklaması olmadığı için.
Ronaldo cephesi: Disiplinin dramatik hali
Cristiano Ronaldo tarafı ise daha farklıdır. Orada duygu değil, yapı vardır. Plan vardır. Egzersiz vardır. Bir de “ben bunu yapacağım” bakışı vardır.
Ronaldo sevenler genelde tartışmayı şöyle yürütür:
— “Messi yetenek, Ronaldo emek.”
— “Tamam ama yetenek de bir şeydir?”
— “Ama emek?”
Bu döngü böyle gider. İzmir sıcağında güneş bile yorulur.
Bir gün arkadaşım Emre çok ciddi bir şekilde şunu söyledi:
— “Ronaldo 2012’de takımını sırtladı.”
Ben de istemsizce güldüm:
— “Kanka Messi 91 gol attı, o sırtlama değil mi?”
Emre bir süre sustu. Sonra klasik cümle:
— “Ama Ronaldo…”
İşte futbol tartışmasının sonsuzluğu burada başlar.
İzmir kafelerinde “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?” geceleri
İzmir’de özellikle Kıbrıs Şehitleri civarında bu konu açıldığında zaman kavramı kaybolur. Bir çay içersin, bir bakmışsın üç saat geçmiş, hâlâ 2012 tartışıyorsun.
Bir kafede yaşanan klasik sahne:
— “Abi Messi tamam da Şampiyonlar Ligi’nde ne yaptı?”
— “Kanka La Liga’da 50+ gol attı zaten.”
— “Ama Ronaldo derbilerde iyiydi.”
— “Messi her maç iyiydi.”
Garson üçüncü kez gelir:
— “Bir şey daha alır mıydınız?”
Hayat devam eder, tartışma bitmez.
İç ses: Neden bu konu hâlâ kapanmadı?
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Dünyanın en derin mağarası neresidir ?
Bazen düşünüyorum, “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?” sorusu aslında çözülmek için değil, yaşamak için var.
Çünkü bir cevap versen bile başka bir soru gelir:
— “Peki 2011?”
— “2013’te ne oldu?”
— “Prime kimdi?”
Bu sonsuzluk hissi biraz komik, biraz da yorucu. Ama arkadaşlıkların yakıtı da bu.
Kendimle dalga geçtiğim anlar
Ben bu tartışmalarda genelde “haklı olma” refleksiyle hareket ediyorum. Ama dürüst olayım, çoğu zaman elimde veri yok, sadece his var.
Bir gün çok iddialı şekilde dedim ki:
— “Messi 2012’de zaten oyunun algoritmasını kırdı.”
Arkadaşım sadece baktı:
— “Kanka sen fazla dizi izlemişsin.”
Haklıydı. Ama yine de içimde bir yer “belki de doğru söyledim” diyordu.
2012’nin psikolojik futbol haritası
Bu yılı özel yapan şey sadece istatistikler değil, algıydı. İnsanlar ikiye bölünmüştü. Messi tarafı daha sessiz, Ronaldo tarafı daha tartışmacıydı.
Ama bir de üçüncü grup vardı:
— “Iniesta futbolun şiiridir.”
Bu grup genelde tartışmayı bırakıp şiir yazmaya yakın hissederdi.
Bir arkadaşım bir gün ciddi ciddi şunu söyledi:
— “Iniesta’yı izleyince hayatım anlam kazanıyor.”
Biz de:
— “Abi biz sadece maç konuşuyorduk?”
Ama o çoktan başka bir boyuta geçmişti.
Sokakta futbol tartışmasının gerçek hali
Bir gün Alsancak’ta yürürken iki genç duydum:
— “Messi 2012’de zaten oyunu hackledi.”
— “Ronaldo fiziksel olarak cheat code.”
İçimden dedim ki: “Bu çocuklar futbol değil, oyun motoru konuşuyor.”
Belki de doğru yer orasıdır. Çünkü “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?” sorusu artık sadece saha içi değil, zihinsel bir alan.
Sonuç yerine: Cevabı olmayan ama bitmeyen bir sohbet
Buna da Göz Atın: Dot 3 ile dot 4 karışırsa ne olur ?
Şunu fark ettim: Bu sorunun tek bir cevabı yok ve aslında olmaması da güzel.
Messi diyen için 2012 bir sanat yılı.
Ronaldo diyen için 2012 bir güç gösterisi.
Iniesta diyen için 2012 bir felsefe dersi.
Benim için ise 2012, İzmir’de arkadaşlarla çay içerken “bir saniye bak Google’a” deyip sonra 40 dakika video izlediğimiz yıllardan biri.
Ve her seferinde aynı yere geliyoruz:
— “Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012?”
Cevap değişmiyor belki ama sohbet hiç bitmiyor.
“Dünyanın en iyi futbolcusu kim 2012” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Tanriverdimobilya olarak daha fazlası için buradayız!