İçeriğe geç

Korukta şeker var mı ?

Yine bir Tanriverdimobilya içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Korukta şeker var mı”.

Korukta şeker var mı? Bir İzmirlinin Günlük Hayatla, Şakalarla ve Fazla Düşünmeyle Mücadelesi

İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. İnsanlar beni genelde “ortamı şenlendiren çocuk” diye tanımlıyor ama işin iç yüzü biraz daha karışık: Evet şaka yapıyorum, evet güldürüyorum ama aynı zamanda market rafında “koruk” yazısını görünce bile 12 farklı ihtimal hesaplayan bir zihnim var.

Geçen gün yine böyle bir an yaşadım.

Bostanlı’da küçük bir dükkâna girdim. Rafın en köşesinde yeşilimsi bir şişe: koruk suyu. Yanında da minicik bir yazı: “ekşi üzüm özü”.

Tam o an beynimde tek bir soru patladı:

“Korukta şeker var mı?”

Ve işte sorun burada başladı. Çünkü bu soru basit bir besin sorusu değil. Bu soru, direkt olarak hayatı sorgulama seviyesine geçiş kapısı.

Korukta şeker var mı? Sadece içecek değil, karakter testi

Korukta şeker var mı? sorusu kulağa masum geliyor olabilir. Ama İzmir sıcağında, 35 derece altında ter içinde kalmış bir insan için bu soru şuna dönüşüyor:

“Ben şu an sağlıklı mı yaşıyorum, yoksa sadece kendimi kandırıyor muyum?”

Kasiyere dönüp sormadım tabii. Çünkü İzmir’de bazı sorular vardır, yüksek sesle sorarsan “bu çocuk fazla düşünüyor” diye etiketlenirsin. Onun yerine iç sesim konuştu:

“Abi koruk ekşi değil mi zaten? Şeker nereden gelecek? Ama üzüm sonuçta… üzümde şeker var… e o zaman bu iş karıştı.”

Kasiyer: “Başka bir şey alacak mısınız?”

Ben: “Şey… korukta şeker var mı?”

Kasiyer: “Abi ben kasiyerim.”

O an anladım ki bazı sorular yanlış kişiye soruluyor.

Çocukluk: Koruk ve şeker ikileminin ilk çarpışması

Bu mesele yeni değil aslında. Çocukken de vardı.

Mahallede yaz akşamları sokak satıcısı geçerdi. Elinde buz gibi içecekler. Annem hep “koruk al, doğal” derdi.

Ben: “Şeker var mı?”

Annem: “Yok sayılır.”

Bu “yok sayılır” ifadesi benim hayatımı mahvetti.

Çünkü “yok” netliktir. “Yok sayılır” ise hukuk metni gibi. Yorum açık.

O günden sonra beynimde şu sistem kuruldu:

Yok = güvenli

Var = kaç

Yok sayılır = kaç ama düşünerek kaç

Ve bu sistem yüzünden bugün bile markette 7 dakika boyunca bir şişeye bakabiliyorum.

İzmir’de koruk testi: Sosyal hayat versiyonu

Geçen hafta arkadaşlarla Alsancak’ta oturuyoruz. Konu yine dönüp dolaşıp beslenmeye geldi. Bir arkadaşım “şekersiz yaşamaya başladım” dedi.

Ben de istemsizce sordum:

“Korukta şeker var mı?”

Masada 3 saniye sessizlik oldu.

Sonra biri patladı:

“Sen neden hayatını içeceklerle yaşıyorsun?”

Bir diğeri:

“Koruk mu kaldı ya 2026’da?”

Ama mesele şu: Koruk sadece içecek değil. Koruk bir fikir. Bir “belki sağlıklıyım” illüzyonu.

O an düşündüm:

Ya biz aslında şekerden değil, belirsizlikten kaçıyoruz?

İç sesim devreye giriyor

“Tamam diyorum, belki de abartıyorum.”

Ama sonra başka bir ses:

“Hayır kardeşim, abartmıyorsun. İnsanlar smoothie’ye 180 TL veriyor, sen korukta şeker var mı diye sorguluyorsun. Bu gayet dengeli bir delilik.”

Kafelerde koruk krizi: Sipariş anı travması

Bir gün Karşıyaka’da bir kafeye girdim. Menüde “ev yapımı koruk içeceği”.

Garsona sordum:

“Şeker var mı?”

Garson:

“Biraz var ama doğal.”

Ben:

“Doğal şeker mi, yoksa o bildiğimiz şeker mi?”

Garson 2 saniye baktı:

“Abi içmek istiyor musun istemiyor musun?”

İşte modern çağın özeti bu.

Her şey ya var ya yok değil artık. Her şey “biraz var ama doğal.”

Bu cümle insan psikolojisini bozan bir cümle. Çünkü hem rahatlatıyor hem de şüphe bırakıyor.

İçimden geçen:

“Ben sadece susadım. Neden sınavdaymışım gibi hissediyorum?”

Korukta şeker var mı? Sağlıklı yaşam takıntısı ve İzmir gerçekliği

İzmir’de yaşayınca sağlıklı yaşam konuları kaçınılmaz oluyor. Herkes spor yapıyor, herkes smoothie içiyor, herkes “glutenle vedalaştım” diyor.

Ben mi?

Ben korukta şeker var mı diye düşünüyorum.

Bir arkadaşım spor salonundan çıkıp bana dedi ki:

“Şeker tamamen kesilmeli.”

Ben:

“Korukta şeker var mı?”

Arkadaş:

“Senin derdin şeker değil, varoluşsal kriz.”

Haklı olabilir.

Ama bir yandan da şunu düşünüyorum:

Eğer koruk bile tartışmalıysa, ben neye güveneceğim?

Gym sonrası felsefe

Koşu bandında 20 dakika koşuyorum, ter içindeyim. Spor hocası geliyor:

“Karbonhidratı azalt.”

Ben:

“Korukta şeker var mı?”

Hocanın bakışı:

“Senin sorun beslenme değil.”

O an anlıyorum ki bazı sorular fitness salonuna girmemeli.

İlişkilerde koruk testi: Evet, bu da var

Bir akşam bir kızla buluşuyorum. Sahilde oturuyoruz. Rüzgar güzel, İzmir klasik romantik modda.

O:

“Ne içersin?”

Ben:

“Korukta şeker var mı?”

Sessizlik.

O:

“Bu soruyu neden randevuda soruyorsun?”

Ben:

“Çünkü önemli.”

O:

“Hayır değil.”

İşte bazı insanlar için önemli olan şeyler farklı.

O an fark ettim: romantizm bile besin değerleriyle bozulabiliyor.

Gizli gerçek: Koruk sadece içecek değil, kontrol hissi

Aslında dürüst olmak gerekirse mesele şeker değil.

Mesele kontrol.

Korukta şeker var mı? sorusu aslında şu anlama geliyor:

“Ben ne içiyorum, ne yiyorum ve bunu ne kadar kontrol edebiliyorum?”

Hayat biraz da böyle değil mi zaten? Her şey kontrol altında olsun istiyoruz. Ama hiçbir şey tam kontrol altında değil.

Koruk bile.

Gelecek senaryosu: 5 yıl sonra koruk tartışması

Bazen hayal ediyorum.

5 yıl sonra bir uygulama çıkmış.

İçine içecek fotoğrafı atıyorsun, sana diyor ki:

“Bu koruk içeceğinde %3 doğal şeker var. Günlük limitin %1 fazlası.”

Ve ben yine aynı soruyu soruyorum:

“Korukta şeker var mı?”

Ama bu kez telefon bana cevap veriyor.

Ben:

“Tamamdır, artık içemiyorum.”

Ve sonra dışarı çıkıp yine İzmir sıcağında su içiyorum.

Distopik ama gerçekçi

Belki de en korkutucu şey şu:

Bir gün gerçekten her şeyi bilmek.

Çünkü bazı şeyleri bilmek, keyfi bozuyor.

Korukta şeker var mı? sorusu belki de bu yüzden güzel. Çünkü cevap net değil. Ve net olmayan şeyler insanı insan yapıyor.

Son düşünce akışı: Bir içeceğin fazla anlamı olabilir mi?

Bugün hâlâ markete girdiğimde koruk şişesine bakıyorum. Bazen alıyorum, bazen bırakıyorum.

Ama her seferinde aynı soru geliyor:

“Korukta şeker var mı?”

Ve artık şunu biliyorum:

Bu soru aslında şekerle ilgili değil.

Bu soru, biraz sağlıklı yaşama çabası, biraz kontrol isteği, biraz da İzmir sıcağında serin bir şey içme arzusu.

Ve belki de en önemlisi, fazla düşünen ama yine de hayattan keyif almaya çalışan bir 25 yaşının küçük bir yansıması.

İlgili Yazımız: Kart limiti artınca aidat artar mı ?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!